Herşeyden önce bir eğitimci ve davranış bilimcisi ama aynı zamanda bir memleket sevdalısı Prof. Dr. Selçuk Şirin...
Sen kalk, Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Yiğitkonağı Köyü’nde hayata gel, ilkokulu da aynı köyde Öğretmen olan babanın yanında bitir, Göle’deki lise eğitimi sonrasında üniversite sınavında üstün başarı göster, lisans eğitimini ODTÜ’de yüksek lisansını SUNY’de ve doktoranı da Boston College’ta yap ve uzun yıllar boyunca New York Üniversitesi’nde (NYU) görev yaparken uluslararası literatürde referans olabilecek çok sayıda araştırma ve esere imza at, sonra da gel memleketindeki çocukların erken yaşta kitap ile tanışabilmeleri için “1MilyonKitap” kampanyasını gerçekleştir...
Kendisi ile yaşıt ve adaş olmamız ile soyadının sempatikliği dışında, Türk eğitim sistemindeki “kral çıplak” çıkışları ile gönlümü kazanmış, yüzü batıya dönmüş ama köklerinden de kopmamış saygın bir bilim adamı. Tabii ki, sayın hocamın takdiri bana düşmez ama, 2024 yılında çıkan bir kitabı ile tekrar gündemime giriverdi. “Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney : İnsan” adlı kitap aslında yeni bir serüvenin de ilk adımı olmuş. Aslında bir serinin ilk kitabı...
“Türkiye’de bilimsel düşünce ciddi bir tehdit altında!” tespiti ile başlayan serinin bu ilk kitabında konu insan, disiplin psikoloji olmuş. Daha net ifade edecek olursak; bu kitapla başlayan ve diğer kitaplarda devam edecek olan seçilmiş ilk 10 adet deneyin her biri, geçmişte ve/veya günlük hayatta yaşadığımız ve bizlere sıradan gelen her olayın kökünde, bilimsel olarak ispatlanmış bir psikolojik sebebin var olduğunun kanıtı. Yine özetlersek; aslında insan psikolojisinde her şeyin bir bilimsel açıklaması var. Hal böyle olunca; gündelik hayatta yaşadığımız en sıradan olaylardan en sıra dışı kişisel kararlarımıza, tüm dünyayı etkileyen ekonomik krizlerden binlerce kişinin ölümüne neden olan dünya savaşlarına kadar, yaşanan her anın bilimsel olarak bir analizi mümkün olabiliyor. Hatta bunlar, zamanında bilimsel olarak ele alınıp çözülmüş ve engellenebilmiş olsaydı birçok olumsuz deneyimin yaşanmayabileceğini de görüyorsunuz.
Düşünsenize; tüm dünyayı etkileyen küresel ekonomik krizlerin ve binlerce, milyonlarca insanın öldüğü dünya savaşlarının önlenebilmiş olduğu bir dünyada yaşayabilseydik, bugün acaba nasıl güzel bir dünyaya uyanmış olurduk. İşte Selçuk Şirin hocam ve arkadaşlarının yapmaya çalıştığı şey de tam olarak bu...
“İnsan değişiyor! Ülke değişiyor! Dünya değişiyor! Bu hızlı değişimi anlamak, hepimiz için giderek zorlaşıyor. Bilimse, tam da bu zorluğu aşmak için, bize “hakiki” bir “rehber” olmak için var.” diyor Selçuk hocam ve ekliyor: “İnsan neyi, niçin yapar? Eğitimde başarı nasıl sağlanır? Bir ekonomik kriz nasıl önlenir? Tüketicilerin satınalma kararlarını hangi duygular etkiler? Seçmen neye göre oy verir? Doğal felaketler neden artıyor? Neden bazı toplumlar diğerlerinden daha hızlı gelişiyor? Vb ya bilimsel yöntemlerle yanıtlayacağız ya da hurafelerle savuşturacağız. Yani ya bu sorulara sistematik bir şekilde yanıt arayan bilim insanlarına kulak vereceğiz ya da meydanı ağzı laf yapan şarlatanlara bırakacağız. Türkiye maalesef son yıllarda bu ikinciyi seçti. Her alanda bilimin yerine safsataya, bilim insanları yerine de şarlatanlara öncelik veriliyor.”...
İşte pek çok değerli bilim insanına “Türkiye’de bilimsel düşünce ciddi bir tehdit altında!” tespitini yaptıran da bu farkındalık aslında...
Kitabın içinde -adından da belli olacağı üzere- her biri hayata ciddi bir şekilde bağlayabileceğiniz 10 önemli deney başlığı ve kısa özeti var:
- Karar Psikolojisi / Kahneman&Tversky düşünce deneyleri
- Survivor Psikolojisi / Muzaffer Şerif ve Robbers Cave deneyi
- Sürü Psikolojisi / Asch Uyum Deneyi
- İtaat Psikolojisi / Milgram İtaat Deneyi
- İblis Etkisi / Zimbardo Stanford Hapishane Deneyi
- Tabu Psikolojisi / Jonathan Haidt ve Zararsız Tabu Deneyleri
- Zihniyet Meselesi / Carol Dweck Zihniyet Deneyleri
- Koku Psikolojisi / Claus Wedekind deneyleri
- Kişilik Psikolojisi / Beş Faktör Kişilik Modeli
- Tutsak İkilemi / Oyun Teorisi deneyleri
Kitap; toplam 128 sayfalık kısa bir kitap ve bir solukta okunabiliyor. Ama eminim siz de yaşayacaksınız ki; sonradan dönüp tekrar okutuyor belli bölümlerini. Bilimsel deneylerin, hayata dair bu denli somut ve uygulanabilir ipucu veriyor olması gerçekten çok ilginç geliyor. Anlıyorsunuz ki, bilim denilen şey; doğru şekilde anlatılıp uygulanabildiğinde (abartısız) İnsanlık tarihini değiştirebilecek kadar ciddi bir güce sahip.
Dilerim, Selçuk Şirin hocam ve beraberindeki meslektaşları, Türkiye’de bilime hak ettiği değeri buldurmak amacıyla çıktıkları bu yolda başarılı olurlar. İnanıyorum ki; bizler olmasak da çocuklarımız, onlar olmasa da torunlarımız ve onların çocukları, hak ettikleri modern hayatı, bilimin ışığında yeniden organize olmuş ve bilimsel ilkeleri olan bir toplum içinde yaşama şansını bulacaklardır...
Kitapta yazılanlar merak etmeye değer.
Zira “Bilim merakla başlar”...
Bulun ve okuyun, okuduktan sonra da başkalarının okumasına vesile olun.
Sevgiyle...

